ARAPÇA YOLCULUĞUM VE TECRÜBELERİM

Arapça yolculuğum ve tecrübelerim

Aslında buna serüven demekten ziyade  bir tutku bir aşk demek daha yerinde olacaktır çünkü çocukluktan bu yana öğrenmek istediğim ve aşık olduğum  bir dildi Arapça…

Babamın arapça ile meşgul olup çeşitli alanlarda tercümeler yapması, çok sayıda kitap yazması, özellikle de Arapça kitaplar… Belki de beni en çok bunlar etkilemişti…

Hatırlarım da  bizim evimizde sürekli Arap kurraların sesi yükselirdi kaset çalarlardan …Ben de dinler taklit etmeye çalışırdım o kurra hafızları…

Babama gıpta eder acaba ben de bir gün bu şekilde ilimle iştiğal edecek miyim diye kendi kendime sürekli sorardım.

Babam okumayı çok seven, zamanını sürekli ilme, öğrenmeye ve öğretmeye adayan biriydi ki hâlâ öyle..Allah uzun ömürler versin canım babama …

Bana bu ilim sevgisini farkında olmadan örtük bir şekilde aşılayanda kendisi oldu …

Benim iyi bir Kuran eğitimi almam için sürekli araştırmalar yaptı ve nihayetinde buldu da.

İlkokulun ardından bir yıl yatılı kız kuran kursunda harika bir Kur’ân-ı Kerim eğitimi aldım. Hemen akabinde İho başladım tabi ben ihoya akranlarımdan çok çok geç başlamıştım. İşte o dönem Arapçaya dair  temel  bir kaç şey öğrenmiştim yıl (1992)

O dönem bazı sebeplerden ötürü okulumu devam ettirememiştim. Derken evlilik ve hemen akabinde iki çocuk sahibi olmuş, bir yandan da açık liseye devam etme kararı almış ve başlamıştım.

Lise bitmiş, çocuklar okula başlamıştı. Bir anne olarak hem çocuklarla ilgilenmek hem de o zamanın şartlarında okumak çok zordu. Sabırla, istikrarla, yorularak ama hiç pes etmeden Üniversite sınavına girdim. İlk etapta 4 yıllık sosyal hizmetler gelmişti ama istemedim.

Tekrar sınava girdim bu sefer ilahiyat yazdım . Yazdım yazmasına da iki çocuk ve ilahiyat okumak bana çok zor gelir dedim kendi kendime. “Bismillah de başla”  deyip başladım. Çok zor bitirdim, öyle ki ortalamam 2.26 idi..

Ama bitmemişti, yeniden başlıyordum. Çocuklar daha da büyümüş, bu arada üçüncü evladım da 6 yaşına girmişti. Defalarca sınava girdim, tâ ki 6. girişimde İstediğim bölümü yani Arap Dili ve Edebiyatını kazanıncaya kadar.

İşte artık ilk hedefime ulaşmanın mutluluğu içerisinde  hedefime giden yolda ilk adımı atmalıydım. Ama nereden ve nasıl?

Okula başlar başlamaz araştırma yapmaya başladım Arapça öğrenirken nasıl bir yol izlemeli, neler yapmalıyım diye?

Sosyal medya üzerinden araştırmalar yaptım ancak sadece gramer ağırlıklı tavsiye veren ya da kendisi Arapça eğitmeni ama konuşmasını bilmeyen pek çok kişi ile karşılaştım.

Kendi kendime dedim ki sen bu dili işin ehlinden öğrenmeli kendine gerçek bir rehber edinmelisin..

Araştırmalarım devam etti. Tabi 2012 yılında Suriyeden gelen kardeşlerimiz ile olan yakınlığım da bir nebze olsa bana katkı sağladı.

Verilen tavsiyeler üzerine ilk etapta okuldaki derslerimle eş zamanlı olarak dinleme çalışmaları yapmaya başlamıştım ama anlamıyordum.Tramwayda okula gidip gelirken kısasu’n-nebi okumaya başlamıştım.Kulaklığımı takıyor YouTube üzerinden bu kitabı okuyan bir hocamızla takip ediyordum. Bu kitabı bir kez bu şekilde bitirdikten sonra bir de kendim okumaya başladım. Bilmediğim kelimelerin altını çiziyor defterime notlar alıyordum. Takıldığım yerlere işaretler koyuyor Arap arkadaşlarıma soruyordum. Daha okulumun ilk yılında gramer bilgim eksik olmasına rağmen Musa Yıldız hocamızın derleyip yazmış olduğu hikayeleri yüksek sesli birkaç kez okuyor kendi kendime anlatmaya çalışıyordum. Anladığımı özet şeklinde defterime not ediyor yeni kelimelerle basit cümleler kuruyor hemen akşamında arap arkadaşımla bunları pekiştiriyordum. Sürekli kitapçılarda Arapçaya yönelik kitaplar araştırıp kendi seviyeme uygun kitaplar alıyordum.

Tam da burada artık kendi eksiklerimin farkına varmaya başlamıştım. İlim ehli  Suriyeli Ahmet Derde hocam ile tanışıp ondan bir dönem ders almaya başladım. Bana tavsiyeleri benimle emsile okumaları yapması bana çok şey katmıştı..

Dersleri Arapça-Arapça anlatması ise benim bu dile olan aşkımı daha da körüklemişti.

Hocamın tavsiyesi üzerine Celaleyn tefsirini okumaya başlamıştık. Klasik ve modern okumalarını eş zamanlı olarak yapıyordum artık…

Arap kanallarından el cezire benim vazgeçilmezim olmuş her boşluğumda ya da iş yaparken sürekli farklı programlar izlemeye başlamıştım.

Artık dünyamda gramer dersleri ile Arap kültürü  iyice mezc olmuş, Arapça basit günlükler yazmaya karar vermiştim.

Her gün rutin olarak el ceziredeki sabah kuşağı programını izliyor hemen akabinde günlük yazıyordum.

Yazdığım günlüğü Arap arkadaşıma gönderiyor tashih etmesini istiyordum. Günlük yazmayı, dinleme yapmayı ve okumayı artık bir meleke haline getirmiştim.

Güne Kur’ân-ı Kerim okuyarak başlıyor, iki sayfa tefsirini okuyordum.  Ama hala bir arayış içerisinde idim. Araştırmalarımın akabinde en basit düzeyde Siraç isimli çizgi filmi izlemeye başladım.Tüm bölümlerini tam olarak anlamadan bir kez biritirdim. Uyumadan önce dinleme yapıyor, sabah kalkıp aynı çizgi filmi bir kez daha izliyordum. Bu yöntemle bu çizgi filmi bitirmiş ikinci izlememde ise videoyu durdurup anladığımı yazmaya başlamıştım. Hoşuma giden cümle kalıpları vs artık bunlar ile basit cümleleri yazıyor ve ayna karşısına geçip sıraçı taklit ediyordum.

Tabi bununla sınırlı kalmadım. Sosyal medyayı etkili bir şekilde bu noktada kullanmaya başladım. Arap arkadaşlar edinip bir grup kurdum onlarla hergün birşeyler yazışıp sesli olarak konuşuyordum.

Günlük modern ve klasik okumalarıma devam ederken dinleme yazma çalışmalarımı da eş zamanlı yürütüyordum.

Peygamberler tarihi ve el-Erbeun e’n-Neveviyye’yi bu süre zarfında bitirdim. Basit hikayeler alıp onları okuyup üzerinde gramer uygulamaları yaptım. Doymuyordum, doymak bilmiyordum bu dilin büyüsü karşısında …

Daha fazla şeyler yapmalıyım deyip araştırmalar yaptım. Filistinli bir hocadan dersler almaya başladım.Tabi bu arada Akdem yayınlarından çıkan küçük prens kitabını da almış onu da bir başıma okumaya başlamıştım.

Küçük prensi okuyup bitirdim. Bu arada yeni bir tarihi çizgi film izlemeye başlamıştım Selahattini Eyyübi…

Okulda hocamız bu çizgi dizinin pdf’sini bizlere vermiş bir yandan bu pdf’yi okurken öte yandan çizgi filmi izlemeye devam ettim. Artık az da olsa konuşabiliyor cümleler kurabiliyordum. Tabi günlük yazmayı da bırakmadım ki hala yazıyorum..

Günlük en az yarım saat konuşma çalışması yapıyordum. Gerek kendi kendime gerekse Arap arkadaşlarımla…

Sonra yine bir tavsiye  üzerine Kurtuba isimli diziyi izlemeye başladım. Bu arada tabi hem modern metin okumaları yapıyor hem de klasik okumalar yapıyordum.

Yani eş zamanlı olarak; Dinleme-okuma -konuşma -yazma

Okul dersleri ile yetinmeyip ekstradan YouTube üzerinden belli başlı hocalardan sarf nahiv dersleri izlemeye başladım.

Ezber olmaksızın kendimi bu dili öğrenmeye odakladım. Alanında uzman Şamlı Arap hocalardan, Filistinli hocalardan dersler aldım.

Nahivi  ve Sarfı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden  Sami Kanbaş hocamdan takip ettim.

Modern metin okumlarını ise Mehmet Kılıçarslan hocamız ile devam ettirdim.

Nahvul Vadıhı ise Arap bir hoca ile bitirdim .

Bu süreçte okuduğum kitapları sil baştan tekrar okudum. Bıkmadan usanmadan devam ettim.

Netice olarak ben bu dili çok okumaya çok dinlemeye çok yazmaya çokça konuşmaya ve en önemlisi ise sabırla kazandım.

Sabır ve istikrar başarıya götüren en önemli iki etkendir hayatımızın her alanında…

H.Elif YÜREKLİ AYRAL

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ARAP DİLİ VE EDEBİYATI

ANKARA YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ YL

Dad Akademi Online Arapça Eğitim Kursu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÂD Akademi Online Dil Eğitim merkezi, Yeni nesil eğitim.

YÖKDİL kursları İletişime geçin. DÂD Akademi Online Dil Eğitim merkezi, Yeni nesil eğitim.

Dad Akademi

Yeni Nesil Eğitim