Şiirsel Hikâyeler ve Arap Çocuk Şiirinin Emiri Muhammed Cemal Amr
Bu yazımızda Arap çocuk şiiri konusunda oldukça yetkin bir isim olan, çocuk şiiri şairlerinin emiri olarak kabul edilen Muhammed Cemal Amr’ın hayatını ve eserlerini kısaca tanıttıktan sonra çocuk edebiyatı alanında yazmış olduğu şiirsel hikâyelerden bazılarını incelemeye ve tercüme etmeye çalışacağız.
Muhammed Cemal Amr 1959 yılında Amman’da doğup büyüyen Ürdünlü bir edebiyatçıdır. Edebi eğilimlerine rağmen 1981’de Amman Mühendislik Koleji’nde mimarlık okumuştur. 1983-1987 yılları arasında Fransa’da bir kültür derneği’nin çocuklar için çıkardığı “Arwa” dergisinin yazı işleri müdürlüğünü, 1989’da yine aynı derneğin çıkardığı “İnsan İsimleri” dergisinin editörlüğünü yapmıştır. 1991-1996 yılları arasında Londra’da Alaa Vakfı tarafından gençler için yayınlanan “Firas” dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlenmiştir.
2000-2001 yılları arasında Amman’daki Horizon Center’da (çocuklar için yazılım sektörü) teknik danışmanlık yapmıştır. Halen Amman Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanan Baraem Amman Dergisi’nin yazı işleri müdürlüğünü yürütmektedir. Ürdün Yazarlar Derneği ve Arap Yazarlar Birliği, Ulusal Çocuk Eğitimi Derneği ve Uluslararası İslam Edebiyatı Derneğinin de üyesidir. [1]
Telif etmiş olduğu kitaplardan bazıları şunlardır :
|
المدخل إلى أدب الأطفال 1990 منصور لم يمت (سلسلة أبطال الحجارة) 1990 نسعى إلى مستقبل 1990 حكايات من بلادي 1991 الشتاء والصيف 1991 حماة وكنة 1991 زينب اليتيمة 1991 الصديق الوفي 1992 حكايات صفراء للفتيان 1992 الكلب الجوري والجندي الذكي 1997 عاقبة الصابرين 1997 مكافأة من فيل 1997 |
الطريق إلى تُستر 1999 حكايات النورس 1994 باسم الجريء-قصة شعرية 1994 يحكى أني –مجموعة شعرية 1997 أنا أحب مهنتي 2000 أحلام المدينة-توعية بيئية-قصة وشعر 2000 حادث على الطريق-مسرحية توعية مرورية 2000 الطيران حلم يتحقق 2001 أحلى الأنغام (ديوان شعر للأطفال مع نوتة موسيقية) 1995 دُرّة الأقصى (قصة شعرية) 2000
|
Şiirsel Hikâyeler
Şiirsel hikâye, anlatı şiirinin (şi’ru’l kasasi veya es-serdü’ş ş’iri) çatısı altında incelenen genellikle basit sanatsal unsurlar içeren kısa bir edebi türdür. Şiirsel hikâyeler çoğu zaman bir sürpriz mısra ile biter ve içeriğinde genellikle sembolik ifadeler mevcuttur.[2] Giriş, gelişme ve sonuç bölümleri oluşundan dolayı düz yazıyı andıran bu türün ilk kıtasından başlayarak son kıtasına kadar genellikle hayvanların dilinden ibret verici hikâyeler, çocukların yaşama farklı bir bakış açısı kazanması için edebi bir üslupla anlatılır. Şiirsel hikayelerde; zaman, mekan, olay ve karakter gibi unsurların tamamı mevcuttur.
Yirminci yüzyıl şairlerinin önemli simalarından Ahmed Şevki bu alanda çocukların duygu dünyasına seslenebilecek, onlara dolaylı öğretim yoluyla dini, ahlaki pek çok güzel hasleti aşılayacak şiirler kaleme almıştır. Ondan sonra da pek çok Arap şair çocuklar için bu türde şiirler yazmıştır.
Şiirsel hikâyelerin uzunluğu ve kısalığı, şairden şaire değişmektedir. Çocukların seviyesine inebilmek için şairler genellikle normal kişiliğinden ve alışılmış edebi dilinden kendilerini soyutlamışlardır.
Şiirsel hikâyeler, çocuğun düşünme yetisini besleyen, hayal gücünü harekete geçiren bir edebi tür olduğundan bu alana önem verilip çalışmalar yapılması ve çocuk kütüphanelerinin bu edebi türle zenginleştirilmesinin önemli olduğu kanaatindeyiz. Bu yazının amacı konuyu detaylı ele almak olmadığından bu kısa girişin yeterli olduğunu düşünüyoruz.
Türkiye de özellikle çocuklar için bu edebi türe önem verilip yaygınlaşmasına önem gösterilmeli, tertemiz berrak dimağları sosyal medya çöplüğünden bir nebze olsun uzaklaştıracak, onlara şiiri ve şiir yazma sanatını tanıtacak tüm imkânlar kullanılmalıdır.
Şiirsel hikâye incelemesine geçmeden önce Kur’ân’ın şiirsel mealini hazırlayan Mehmet Ali Eroğlu hocanın Şiirsel Kuran Mealinden bir kaç sûreyi paylaşmak istiyorum. Amacımız şiirsel bir metnin insan ruhuna etkisini ortaya koyabilmektir.
LEYL SÛRESİ
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
- Layıkıyla karanlığa büründüğü zaman gece,
- Eşsiz parlaklığıyla çıktığı zaman gündüze,
- Yaratan O’dur ancak erkeği de, dişiyi de. him olan Allah’ın adıyla
- Lahuti işleriniz çeşit çeşittir, her şey üzerine.
- Lakin malını veren, O’na saygı duyan a dam kimse,
- En güzel kelime olan tevhidi tasdik eden kimse.
- Yolunda muvaffak ederiz, öyle ki; en kolayı ile.
- Lakin cimri davranıp, kendini müstağni gören kimse.
- Lisanıyla yalanlayıp, güzel sözü yok sayan kimseye,
- En güç yolda gitmeyi kolayla ştırırız, işte o kimseye.
- Yanlış yolda çukura düşene, malı fayda vermez kendine.
- Lehinde olan B iziz. Bizim işimiz, doğru göstermektir size.
- Layık olan bilmeli her kul. Ahiret gibi, dünya da aittir Bize.
- Ey insanlar! Sizi uyarıyorum; gelece kte, alev saçan bir ateşle.
- Yalnız oraya girer haydut olan, başkası girmez öyle yere.
- Lakin; dini yalanlayan, ona sırtını dönenler girer, her kimse
- Layıkıyla sakınan, muttaki olan uzak tutulur. Böyle kimseyse,
- Elinde ne varsa verir onlar. H ak için gönlünü verir bu işe.
- Yalnızca verir. Onlar hiç bir karşılık da beklemeyen kimse.
- Lillah içindir. Rab’bin rızası ve hoşnutluk ister, yakında rıza ile
KAFİRUN
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
- Kafirler de, onlara; Ey gerçekleri örten inkarcılar.
- Allah’tan başkasına, sizin taptığınıza, ben tapmam,
- Filhakika, siz de benim taptığıma değilsiniz tapacaklar
- İnand ığım Allah’a kulluk ederim Ben de, sizinkine tapmam .
- Rabbim benimdir. Siz de benimkine değilsiniz, tapacaklar.
- Uzunca konuşsak da sonuç; sizin dininiz size, benimki banadır. Nasıl isterseniz öyle olacaktır, ben de nasıl istersem öyledir.
NASR
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
- Nasip olup da Allahın inayeti gelip fetih gerçekleştiği zaman,
- Allah’ın dinine insanların fevç fevç girdiğini gördüğün zaman,
- Sınırsız bir şekilde bağışlanma iste!. İşte günahların affedildiği an. Rabbini ham d ile tesbih et, O çok bağışlayıcıdır. Bil ki; her şey ondan.
TEBBET
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
- Tekdir ondandır. Elleri kurusun Ebu Lehebin! Kurudu da
- Emanetti malı, fayda vermedi ona, hatta kazandığı da…
- Başı beladadır onun. Alev alev y anan ateşe atılacaktır da
- Beraberinde odun taşıyan hamalı olan hanımı da.
- Esaretin emaresi boynunda liften örülmüş bir urganıyla, Tahrikte ileri gittiler. Hakkın geldiği gün gelirler onunla

Su Tüm Canlılar İçindir.
Gölün yanına aslan gelip kükredi
Hepiniz uzak durun bu sudan dedi
O benim mülküm ve sadece ben içerim
Uzak durun ondan, kaybolun dedi
Bundan dolayı susuz hayvanların tamamı
Korktu ve başını eğdi
Korkudan aslanın isteğine karşı gelmedi
Zira aslan sinirlenirse, eziyet ederdi…
Havanın güzel olduğu bir günde
Bir fil göle doğru yöneldi
Zâlim aslan görünce kükredi serice
Ve ona, git buradan hemen uzak dur dedi
O arada bir güvercin suya yaklaştı
Kondu göle, aslanın önüne
Emrine karşı geldi aslanın ve sudan içti
Durumu gören kibirli aslan sinirlendi…
Aslan hızlıca, güvercine doğru yöneldi
Gölün içinde ve atladı hemen üstüne
Fakat aslan başarılı olamadı
Yüzmeyi bilmiyordu zira
Neredeyse boğulacaktı o halde
Ve bağırdı ormanın hayvanları gelin!!!
Suda kaldım boğuluyorum gelin…
Çağrıma kulak verin….
O haldeyken filler yanaştı göle
Suyun hepsini çektiler ve içtiler
Hortumlarını uzattılar serice
Ve kurtardılar dertli aslanı
Üzüldü hayvanlar su bitince..
Gelecek kışı bekleyin
Bekleyin ki dolsun göl su ile
Ve bir daha asla düşman olmadılar.
Şairler, söz sultanlarıdır; hekimler saltanatlarını vücut üzerinde kurarlar; şairlerin dil güzelliği ruha zevk verir; hekimlerin özverileri hastaları iyileştirir. İbn-i Sîna
Furkan Tağlı
01.04.2023
[1] https://altibrah.ae/author/7666 (Erişim Tarihi 30.03.2023)
[2] http://www.m-a-arabia.com/vb/showthread.php?t=11277 (Erişim Tarihi 30.03.2023)

Bir yanıt yazın